15 Mayıs 2012 Salı

AKARSULAR VE ÖZELLİKLERİ



AKARSULAR

Yağışlarla yeryüzüne inen yada kaynaklardan çıkarak bir yatakta akan,sonra denize yada göle dökülen sulara akarsu denir. Yeryüzünü şekillendiren dış kuvvetler arasında en önemlisi akarsulardır. Bir akarsuyun doğduğu yere akarsu kaynağı,denize yada göle döküldüğü yere akarsu ağzı denir. Bu iki nokta arasında akarsuyun çığırı uzanır. Kaynak kısmına yukarı çığır,ağız kısmına aşağı çığır,ikisi arasında kalan bölüme orta çığır denir. Akarsuyun Havzası:Bir akarsuyun kolları ile birlikte beslendiği ve sularını boşalttığı bölgeye denir. Bu alana akarsuyun beslenme alanı veya su toplama alanı denilmektedir. Akarsu havzasının büyüklüğü, akarsuyun büyüklüğüne,geçtiği iklim bölgelerinin yağış özelliklerine ve yerşekillerine bağlıdır. Güney Amerika da Amazon nehri dünyanın en geniş akarsu havzasına sahiptir.
Açık Havza:Bir akarsuyun sularını denize yada bir okyanusa ulaştırmasıdır.
Kapalı Havza:Bir akarsuyun sularını denize ulaştırmayıp,bir gölde sona ermesi yada kurak bölgelerde kurumasıdır. Kapalı havza oluşumunda iklim özellikleri ve yer şekilleri başlıca etmenlerdir. Dünyanın en büyük kapalı havzaları Orta Asya ve Kuzey Afrika'nın içidir. Orta Asya'da kapalı havza oluşumunda yerşekilleri etkili olurken,Kuzey Afrika'da kuraklıktır. Türkiye'deki kapalı havzalar, Tuz gölü,Van gölü çevresidir. Türkiye'de kapalı havzaların oluşumunda en önemli etken yer şekilleridir. Su Bölümü Çizgisi:Bir akarsuyun havzasını komşu akarsulardan ayıran doğal sınırdır. Bu sınır genelde dağların yüksek noktalarından geçer.
Akarsuyun Akımı(Debisi):Bir akarsuyun herhangi bir kesitinden bir saniyede geçen su miktarının m³/saniye olarak değerine,akarsuyun debisi denir.
Bir akarsuyun debisi;
1-Havzaya düşen yağış miktarına
2-Aktığı yerdeki arazinin geçirimlilik özelliğine
3-Havzadaki dağların kar ve buzullarına
4-Havzadaki büyük kaynaklara
5-Akarsuyun aldığı kollarla beslenme özelliğine
6-Sıcaklık ve buharlaşma şartlarına bağlıdır.
Bazı Akarsuların Akımları (debileri);
Irmak
Akım (m³/sn)Irmak
Akım (m³/sn)Amazon 120.000
Tuna 6240
Kongo 75.000Nil 2300Missisipi 18.800 Rhen 2330Ganj 13.000
Akarsuyun Rejimi:Bir akarsuyun bir yıl içerisinde gösterdiği akım değişikliğine o akarsuyun rejimi denir.
Düzenli Rejim:Bir yıl içinde akımı fazla değişmeyen akarsu rejimidir. Rejimi düzenli akarsular Ekvator çevresinde ve Ilıman Okyanusal iklim bölgelerinde yer alır. Bu bölgelerdeki akarsuların rejimlerinin düzenli olmasının nedeni yağışların düzenli olmasıdır. Rejimi düzenli akarsular taşıma ve ulaştırmacılığa elverişlidir. Havzaya düşen toplam yağışın fazla olması rejime etki etmez,akıma etki eder.
Düzensiz Rejim:Bir yıl içinde akımında belirgin değişimler meydana gelen yani bir mevsim suları çoğalan,diğer mevsim suları azalan akarsu rejimidir.
Akarsu rejimine Etki Eden Faktörler:
Yağış Rejimi:Yağış rejimi düzenli olan bölgelerde akarsu rejimi düzenli olur. Ekvatoral (Amazon,Kongo) ve Ilıman Okyanusal iklim bölgelerinin (Rhen,Sen) akarsuları yağış rejiminden dolayı düzenli akışa sahip akarsulardır. Bir mevsimi yağışlı,diğer mevsimi kurak geçen iklim bölgelerindeki (Muson,Akdeniz,Karasal...) akarsular düzensiz rejim gösterirler.
Kar Yağışı:Yağan karlar hemen akarsuya karışamayacağı için kar yağan aylarda akım azalır. Karlar erime devrelerinde akarsuyu besleyerek su miktarının artmasına neden olurlar.
Sıcaklık:Sıcaklık değerlerinin yükselmesi buharlaşmayı da arttıracağından su miktarı azalır,rejim düzensizleşir. Yerşekilleri:Yükselti,eğim ve bakı faktörü rejimi etkiler. Yükselti arttıkça sıcaklık ve buharlaşma azalır,yağışlar artar. Bu da akımı arttırır. Belli bir yükseltiden sonra yağışlar kar şeklinde olacağından akım azalır. Eğimin fazlalığı,buharlaşma ve toprak içine sızmayı azaltarak akımı arttırır. Nemli rüzgarlara dönük yamaçlar daha çok yağış alacağından buradaki akarsuların akımı daha yüksektir.
Zeminin Yapısı:Suyu yeraltına geçiren geçirimli tabakalardan akan akarsuların su kaybı artar,geçirimli tabakalardan yeryüzüne çıkan ve kaynak suları ile beslenen akarsular akımları yüksektir. Örneğin;Toroslardan doğup geçirimli kalker tabaklardan akan ve Akdeniz'e dökülen akarsular bu özelliktendir.
Bitki Örtüsü:Ağaçlar sel sularının hızını keserek dal ve yapraklar yağmur tanelerini tutarak yağışın zemine sızmasına olanak sağlarlar. Böylece yağışların akarsulara yavaş yavaş katılımını sağlayarak akarsu rejimini düzenlerler.
Göller ve Barajlar:göllerden ve barajlardan çıkan suların rejimleri nispeten düzenlidir. Belli bir mesafede düzenli rejimde akarlar. Fakat sonra iklim koşullarına bağlı olarak düzensizleşirler.
TÜRKİYE'DEKİ AKARSU REJİMLERİ
1-Yağmurlu Akdeniz Rejimi:Kış mevsiminin yağışlı olması nedeniyle akarsular bol su taşırlar. Yaz kuraklığı nedeniyle ve kaynak suları ile yeterince beslenemediği için yazın suları son derece azdır. Akdeniz,Ege ve Marmara bölgesi akarsularında görülen akarsu rejimidir.
2-Yağmurlu Karadeniz Rejimi:Karadeniz ikliminin yağış rejimine bağlı olarak her mevsim su taşırlar, rejimleri nispeten düzenlidir. Yağmurlarla birlikte, dağlardan gelen kar suları eklendiği zaman ilkbahar aylarında seviyeleri yükselir.
3-İç Bölgelerin Akarsu Rejimi:Kışın yağışın kar şeklinde olması ve erimemesi nedeniyle kışın suları azalır. İlkbahar ve yaz mevsiminde karların erimesi ile suları bollaşır. Çok kısa bir süre içerisinde birdenbire kabararak coşkun bir şekilde akan, sonra kuruyacak duruma gelen ve hatta kuruyan akarsular sel rejimli akarsulardır. Bu tip akarsuların oluşmasında bitki örtüsünün cılız olmasının da rolü vardır. Daha çok İç Anadolu'da görülür.
4-Karma Rejimli Akarsular:Farklı iklim bölgelerinden geçen ve çeşitli kaynaklardan beslenen akarsular karma rejimlidir. Fırat,Dicle,Nil
Akış Sürelerine Göre
Akarsular Daimi Akarsular:Nemli bölgeleri karekterize ederler. Senenin bütün günü yatakta su mevcuttur.
Mevsimlik Akarsular:Senenin kurak ve yağışlı farklı iki mevsime ayrıldığı bölgelerde görülür.
Geçici Akarsular:Yağışın çok nadir ve zaman bakımından belirsiz olduğu bölgelerde görülür.
Türkiye'de ki Akarsular
Karadeniz'e Dökülenler:Sakarya,Filyos Çayı,Bartın Çayı, Yeşilırmak, Kızılırmak ve Çoruh'tur.
Marmara Denizi'ne Dökülenler:Susurluk ve Gönen Çayı
Ege Denizi'ne Dökülenler: Bakırçay, Gediz,B. Menderes, K. Menderes ve Meriç'tir.
Akdeniz'e Dökülenler:Dalaman Çayı, Manavgat Çayı, Aksu,Göksu,Seyhan,Ceyhan ve Asi'dir.
Ülkemizde Doğup Dış Ülkelerden Denize Dökülenler:Aras,Kura,Arpaçay,Fırat,Dicle,Çoruh
Dış Ülkelerden Doğup Ülkemizde Denize Dökülenler:Meriç,Asi
TÜRKİYE'DEKİ AKARSULARIN ÖZELLİKLERİ
1-Yeryüzü şekillerinin genel uzanışına paralel olarak doğu-batı yönlü akarlar. Fakat denize dökülecekleri yerlerde dağları enine yararak boğazlar oluştururlar.
2-Uzunlukları fazla değildir. Bunun nedeni,dağların kıyıya paralel uzanması ve Türkiye'nin çok geniş bir ülke olmamasıdır.
3-Yerşekillerinden dolayı akarsu havzaları dardır.
4-Bol su taşımazlar. Bunun nedeni,iklimin fazla yağışlı olmaması ve havzaların dar olmasıdır.
5-Rejimleri düzensizdir. Nedeni,ülkemizde belli bir sıcaklık ve kurak mevsimin bulunması,yağış ve kar erime zamanlarının farklılık göstermesidir.
6-Ortalama yükseltinin fazla olmasından dolayı fazla akışlıdırlar.
7-Akarsular bir çok yerde dar ve derin vadilerden aktıkları için hidroelektrik enerji potansiyelleri fazladır.
8-Yer yer su taşkınlarına ve erozyona neden olurlar.
AKARSULARIN AŞINDIRMASI
Akarsu yatakları boyunca akarken iki yoldan aşındırma yapar.
1-)Kimyasal Aşındırma:Toprak ve kayaların erimesi yoluyla olur. Kayaların yapısına suyun sıcaklığına ve içindeki CO2 miktarına bağlıdır. Erime sıcaklıkta arttığı için kimyasal aşındırma yaz aylarında ve tropikal bölgelerde daha çok olur.
2-)Mekanik Aşındırma:Akarsuların toprak ve kayalardan parçalar koparması ile oluşur. Akarsuyun mekanik aşındırma gücü şu etkenlere bağlıdır:
a)Su Miktarı (Akım):Bir akarsuyun taşıdığı su miktarı arttıkça aşındırma gücüde artar. Bu nedenle çok su taşıyan büyük akarsular daha çok aşındırırlar Su fazlalığı nedeniyle bir akarsu üzerinde en fazla aşındırma başlangıçta ağız kısmında olur. Ve yatağın kazılması da buradan geriye doğru ilerler buna geriye aşınma denir.
b)Akış Hızı:Aşındırma üzerinde etkili olan ikinci etken akarsuyun akış hızıdır. Bu da eğime bağlıdır. Eğimin fazla olduğu bölgelerde akarsular daha hızlı akar,aşındırma güçleri artar. Örneğin Türkiye'deki akarsular saniyede akıttıkları toplam su miktarı bakımından fazla zengin olmadıkları halde yataklarında eğimin fazla olmasından dolayı fazla aşındırırlar.
c)Yük Miktarı:Akarsuyun taşıdığı kum,çakıl,mil gibi maddeler akarsuyun aşındırma kazma araçlarıdır. Bu nedenle yük ne kadar çoksa aşındırma da o kadar fazla olur.
d)Zeminin Özelliği:Aşındırma akarsuyun geçtiği yerlerdeki kayaların özellikleri ile de ilgilidir. Kum çakıl gibi gevşek maddeler daha kolay koparılıp aşındırılır. Dirençli kayalar,katılaşım kayaları ve sert kum taşları aşınmaya daha uzun zaman karşı koyarlar. Akarsuyun geçtiği alanlar bitki örtüsünden yoksun ise aşındırma işlemi daha da artar.

AKARSULARIN AŞINDIRMA ŞEKİLLERİ

1-)DENGE PROFİLİ
Akarsular yataklarını eğimin fazla olduğu yerlerde derine doğru,eğimin az olduğu yerlerde ise yana doğru aşındırırlar. Bir akarsu yatağını derine doğru aşındırdıkça yatak eğimi azalır,deniz seviyesine yaklaşır. Hiç bir akarsu yatağını deniz seviyesinden daha derine aşındıramaz buna taban seviyesi denir. Taban seviyesine ulaşmış akarsularda derine aşındırma sona erer. Akarsuyun ağız bölümü su miktarının çokluğuna bağlı olarak taban seviyesine daha kısa sürede ulaşır buralarda derine aşındırma olmaz fakat kaynağına (geriye) doğru derine aşındırma artarak devam eder. Buna geriye aşındırma yada boyuna aşındırma denir. Geriye aşındırma sonucunda akarsu boyunu geriye doğru uzatır. Su bölümü alanını yararak komşu akarsuyun yada kollarından birini kendine bağlayabilir. Bu olaya kapma denir. Bu olay nedeniyle akarsu havzaları genişleyebilir. Aşındırma sürdükçe akarsuyun yatak eğimi azalır, akış hızı yavaşlar. Derine aşındırma azalır ve hemen hemen sona erer. Bu duruma erişmiş bir akarsuyun yatağında başlangıçtaki pürüzler,şelaleler ortadan kaldırılmıştır. Akarsu yatağının ağzından kaynağa doğru uzanan profili iç bükey düzenli bir eğri halindedir. Buna denge profili denir. Denge profiline ulaşmış akarsular yavaş akışlı ve enerji potansiyelleri az olur. Aynı zamanda bu akarsular taşımacılık için elverişlidirler. Türkiye'deki akarsular genellikle denge profilini almamış akarsulardır. Bunun nedeni Türkiye'nin bu günkü yeryüzü şeklini yakın bir jeolojik devirde (IV.Zaman başları) almış olmasıdır. Nitekim Türkiye'nin III.Zaman sonunda peneplen halinde iken IV.Zaman başında toptan yükselmiş olduğu tespit edilmiştir. Bunun sonucu olarak Türkiye'de dağlara oranla daha geniş yer kaplayan ova ve platolar yükseklerde kalmış ve akarsuların denge profili de bozulmuştur. Bu nedenle Türkiye'deki akarsulardan taşımacılık sahasında istifade edilememektedir.
2-VADİ
Vadi:Akarsuların yataklarını derine ve yana aşındırması ile oluşan ve sürekli inişi olan uzun çukurlardır. Değişik şekilleri vardır.
a)Boğaz Vadi:Yüksek yerlerde derine aşındırma ile oluşmuş vadilerdir. Yamaçlar dik vadi dardır. Dağları enine yaran ırmak vadileri Türkiye'de kuzey ve güney yönlü ulaşımda kolaylık sağlar. Bunlara yamaç vadileri de denir. Örnek Marmara da Gevye Boğazı,Küre dağlarında Kızılırmak vadisi Canik Dağlarında Yeşilırmak Vadisi,Akdeniz de Çubuk ve Gülek boğazları gibi.
b)Kanyon Vadi:Derine aşındırmayı tamamlayan akarsuyun geçtiği bölgenin Epirojenik hareketler sonucu yükselmesi yada denizlerin çekilmesi sonucu akarsu yatağını tekrar derinleştirir. Böylece vadi yamaçlarındaki seki(taraça) denilen basamaklar oluşur. Kalkerli arazilerde farklı kayaların erimesi sonucunda da kanyon vadi oluşur. Örneğin Akdeniz'de Göksu Kanyonu gibi.
c)Çentik Vadi:Bazı vadilerin profili V biçimindedir. Bu tür vadilere çentik vadi denir. Bu tip vadiler genelde akarsuların yukarı çığırlarında oluşurlar. Aynı zamanda akarsuların ilk oluştukları dönemdeki genç vadilerdir.
d)Yatık Yamaçlı Vadi:Yana aşındırmanın fazla olduğu ve yamaçların yatıklaştırıldığı yerlerde vadilerin profili genişler ve yatık yamaçlı vadiler meydana gelir. Bu tip vadilerin genellikle alüvyonla kaplı geniş bir tabanları da vardır.
e)Geniş (alüvyal) Tabanlı Vadi:Yana aşındırmanın etkisi ile genişleyen vadilerdir. Eğimin azalmasına bağlı olarak birikmelerle alüvyon bir taban oluşmuştur.



BOĞAZ VADİ KANYON VADİ

3-MENDERES(Büklüm)
Akarsular yataklarını yanlara doğru da aşındırırlar sular bazen bir yamaca bazen ötekine çarpar. Çarpma ile yamaçların altı kazılır,zamanla yıkılır ve daha çok geriler. Böylece bir akarsu vadisindeki girintiler çıkıntılar büklümler halini alır. Bu büklümler büyüdükçe vadi genişler yamaçlar geriler. Bir akarsu vadisinde mendereslerin oluşması yatak eğiminin azalmasına bağlıdır. Bir akarsuda mendereslerin artması bu akarsuyun :
Yatak eğiminin azaldığını
Uzunluğunun arttığını
Hızının azaldığını
Aşındırma gücünün azaldığını gösterir.
Türkiye'de özellikle Ege bölgesinde bulunan akarsular (Gediz,Bakırçay.K.Menderes,B.Menderes) son derece belirgin menderesler meydana getirirler.
4-PERİBACALARI
Peribacaları volkanik tüf ve millerle kaplı yamaçlarda sellenme sonucunda meydana gelirler. Yamaçtaki tüf ve miller arasında yer yer daha dirençli tabakalar veya bloklar varsa bunlar altlarındaki yumuşak kısımları sellenmeye karşı korurlar. Böylece üzerine şapka gibi bir kaya parçası duran sütunları andıran garip şekiller meydana gelmiş olur. Peribacaları ülkemizde özellikle Ürgüp ve Nevşehir dolaylarında görülür. Peribacalarının şekillenmesinde aynı zamanda rüzgarın da dolaylı etkisi vardır.
5-KIRGIBAYIR(Badlands)
Sel sularının etkisi ile yamaçlar yarılır ve aynı zamanda gittikçe yatıklaşır. Bu arada yarı kurak bölgelerde mil ve tüf gibi maddelerden yapılmış yamaçlar üzerinde çok sık sel yarıntılarından oluşmuş karmakarışık ve üzerinde dolaşılması çok zor olan bazı şekillerde meydana gelir bunlara kırgıbayır adı verilir.
6-DEV KAZANI
Akarsuların çağlayan yaparak düştüğü yerlerde oluşan aşınım şekillerdir.
7-PLATOLAR Akarsular tarafından derince kazılmış yarılmış düzlüklerdir bu düzlükler eski peneplenlerin gençleşmesi-yükselmesi sonucunda oluşurlar. Bazıları da lav düzlükleridir.
8-PENEPLEN(YONTUKDÜZ)
Akarsular yerkabuğunun yüksek kısımlarını aşındırarak çukur yerleri doldurarak yeryüzünü düzleştirmeye çalışırlar. İrili ufaklı bir çok akarsu tarafından yapılan aşındırmaya bağlı olarak çok uzun bir zaman sonucun da bütün arazi alçalmış engebelik bakımından silikleşmiş olur. Böylece karaların yüzeyi deniz seviyesi yakınlarına kadar alçaltılır ve hafif dalgalı bir düzlük haline dönüşür. Akarsu aşındırması sonucunda meydana gelen bu gibi düzlüklere peneplen adı verilir. Türkiye III.Zamanın sonlarında peneplen halinde iken IV.Zamanın başlarında tümden yükselmiş ve peneplen yüzeyi yükseklerde kalmıştır. Türkiye'deki ova ve platoların yükseklerde bulunmasının nedeni bu peneplen yüzeylerinin yükselmesidir.
AKARSULARIN BİRİKTİRMESİ
Akarsuyun biriktirme yapabilmesi için eğimin ve akış hızının azalması ve taşıdığı yük miktarının artması gerekmektedir. Akarsuyun hızı ve gücü azalmaya başladığında taşıma gücü azaldığından taşıdığı maddeleri yavaş yavaş yatağında biriktirmeye başlar. Akarsu gücünün ilk azaldığı yerde büyük maddeleri gücünün tamamen azaldığı yerde ise en küçük maddeleri biriktirir. Akarsu gücünün azaldığı ilk yerde iri çakılları sonra küçük çakılları ve son olarak da alüvyonları biriktirir. Kaynaktan ağız kısmına doğru taşınan malzemelerin ebadı küçülür. Bundan dolayı akarsu biriktirmeleri ile oluşan yer şekillerinin yapısı öteki etkenler yanında akarsuyun akımıyla doğrudan ilgilidir. Akarsu yatağında çakıllar akarsu akımının arttığını,alüvyonlar ise akımın azaldığını gösterir.
AKARSULARIN BİRİKTİRME ŞEKİLLERİ
1-BİRİKİNTİ KONİSİ

Yamaçlardan inen sel sularının dağ eteğinde eğimin azalmasıyla taşıdığı maddeleri koni şeklinde yayarak biriktirmesi ile oluşur. Ülkemizde çok sayıda birikinti konisi vardır. Muş Ovası,Erzincan Ovası,Bolu Ovası bunlardan bir kaçıdır.
2-DAĞ ETEĞİ OVASI (Birikinti Yelpazesi)
Birikinti konileri dağ eteği boyunca zamanla birleşince hafif dalgalı bir ova meydana gelir bu tür ovalara dağ eteği ovası adı verilir. İtalya'da Alp dağları ile Po ovası arasında bulunan PİEDMONT ovası bir dağ eteği ovasıdır.
3-DAĞİÇİ OVALARI
Dağlık alanların iç kısımlarında eğimin azaldığı yerlerde meydana gelirler. Dağiçi ovaları Türkiye gibi engebeliliğin fazla olduğu ülkelerde daha fazla görülür. Ülkemizde de en fazla Doğu Anadolu Bölgesinde yaygındır. Muş,Erzincan ovaları gibi.
4-TABAN SEVİYESİ OVALARİ
Akarsuların denize yaklaştığı yerlerde eğimin azalmasına bağlı olarak oluşan ovalardır. Bu ovalarda akarsular menderesler çizerek akarlar.
5-DELTALAR
Denize ulaşan akarsuyun taşıma gücü birden bire sona erer. Bu nedenle alüvyonlar akarsuyun döküldüğü yerde çökebilir. Ve zamanla delta ovaları meydana gelebilir. Seyhan,Ceyhan,Yeşilırmak ve Kızılırmak deltaları bu şekilde meydana gelmiştir.
Delta oluşumunu Etkileyen Faktörler:
a)Etkili gel-git olayının olmaması:Gel-Git'in etkili olduğu kıyılarda akarsuların getirdiği alüvyonlar devamlı olarak taşındığı için buralarda birikme olmaz Örneğin Kuzeybatı Avrupa akarsuları ağızlarında delta oluşmayışının temel nedeni bölgede etkili gel-git olaylarının olmasıdır.
b)Kıyının derin olmaması:Kıyının sığ olduğu alanlarda delta oluşumu daha kolaydır. Örneğin Ege kıyıları sığ olduğu için akarsular tarafından kolayca doldurulmaktadır.
c)Akarsuyun taşıdığı alüvyon miktarının fazla olması:Akarsuların taşımakta olduğu alüvyon miktarı arttıkça delta oluşumu daha çabuk olur. Örneğin Batı Anadolu akarsuları çok alüvyon taşıdıkları için denize döküldükleri yerlerde geniş deltalar oluşturmuşlardır.
6-SEKİLER (Taraçalar)
Yatağına alüvyon biriktirmiş akarsuyun bulunduğu alanın yükselmesi ile akarsuyun yeniden hız kazanması ve yatağını derine doğru aşındırması ile oluşur. Bu yönleri ile sekiler yüksekte kalmış eski vadi tabanlarıdır. Sekiler bir birikim şekli olmakla beraber akarsuyun yatağını aşındırması ve derinleştirmesi sonucu oluşturdukları için aynı zamanda aşınım şekillerindendir. Ayrıca Mendereslerde hem aşınım hem de birikim şekillerindendir.
 7-IRMAK ADALARİ
Akarsu yatağından eğimin azaldığı ve akarsuyun genişleyerek aktığı yerlerde bir-iki metrelik kum çakıl ve mil yığılmaları ile oluşurlar. Yukarıda açıklanan bütün bu biriktirme şekilleri özellikle ovalar ve sekiler yerleşme ve tarım bakımından insan yaşamında büyük değer taşır. Çünkü bu yerlerde eğim az toprak verimli yeraltı suyu             bol ve sulama olan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder